DAĞINIK GÜÇ KAYBEDER, BİRLEŞEN KAZANIR

Günümüzde, hayır da olsa, şer de olsa; ittifaklar, işbirliği yapmasını bilenler, gücünü birleştirenler kazanıyor.

Eşkıya kanununun hüküm sürdüğü asrımızda… Bir yanda savaşlarda katledilen mâsumlar… Bir yanda, şu çağda bile esaret altında yaşayan milyonlarca insan… Diğer yanda ise insanlık adına utanç verici, toplumu içten içe çürüten ve kan donduran Epstein türü bilinen ve bilinmeyen skandallar…

Gücü elinde bulunduran haydutların istediği gibi at oynattığı ve her ülkede işbirlikçi buldukları şu ihtiyar dünyanın neresine baksanız; kan ve gözyaşı dinmiyor, acılar, feryatlar göğe yükseliyor.

Tarihte Türkler’in egemen olduğu dönemlerde adalet ve merhametle yönetilen insanlık, şimdi vahşi kapitalizmin pençesinde, çaresizlik içinde kıvranıyor.

Üstelik, iç kalemizde darbe üstüne darbe alıyoruz. Küresel lobilerle işbirliği yapanlar, istediği gibi at oynatıyor.

Peki, bu durumda elimizi kolumuzu bağlayıp oturacak, olup bitene seyirci mi kalacağız?

Bizim genlerimizde boşvermişlik, çaresizlik, ümitsizlik yok.

Ve bizim için esas olan, 100 metreyi değil, maratonu kazanmak.

Üstelik, maç 90 dakika ve artıları da var.

Kazanmanın da elbette kendine göre bir raconu ve esasları olacak.

Fakat karşımızda duran en büyük gerçek, dünyayı lobilerin yönettiğidir.

Geçmişte, göğüs göğüse savaşta Türk’ün süngüsüne karşı duramayanlar, binbir hile ve desise ile bizi içten içe kuşatıyor.

Ama biz teslim olmayacağız.

O halde, oyunu kuralına göre oynayacağız. Milletçe aklımızı ve enerjimizi aynı hedeflere kanalize edeceğiz.

Dünya egemeni küresel şeytanlar, düşüncelerimizi işgal etmek ve bizi zihnimizde esir etmek ve teslim almak için her yolu deniyor, hemen herkesi kullanıyor, her şeyi yapıyor.

Uzun soluklu kazanımlar için; büyük ortak akıl, sarsılmaz bir irade ve kapsamlı çalışmalar gerekir.

Sözün özü:

Şu modern iletişim çağında…

Sınırlar paramparça edilirken,

Etrafımızda ateş dansları yapılırken…

Ve esaret tamtamları gittikçe yaklaşırken…

Biz, zor ve uzun soluklu olan yolu seçeceğiz;

Aslımız, neslimiz, geleceğimiz için,

Kültürde, sanatta, edebiyatta…

Sporda, bilimde, iktisatta…

Dünyadaki bütün Türkler

İş birliği, güç birliği, gönül birliği

Halinde olacağız.

Ancak, kimse bize bunu altın tepside sunmayacak, biz söke söke alacağız.

130 yıl önce İsmail Gaspıralı’nın formüle ettiği gibi;

“Dilde, fikirde, işte birlik!”

Ama dünya egemenleri, iki yakamızı bir araya getirmemek, 300 milyon Türk’ü birbirinden habersiz ve darmadağın tutmak için her şeyi yapıyor.

Çünkü biz ‘bir’leşince onların işi bitecek…

Bir yerden başlamalıyız. Zira zaman kısa, yol uzun.

Biz evrensel potansiyelimizin ve geleceğimizin farkında değiliz.

İçeride bile bizi ayrıştırmak, seksen parçaya bölmek ve bitirmek istiyorlar.

Birey olarak, grup olarak, sivil toplum olarak yapabileceğimiz çok şey var.

Onlar ayrıştırdıkça biz birleşeceğiz.

Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.

İçinde bulunduğumuz kan ve barut ortamında, yaşamamızın ve kazanmamızın tek yolu bu.

Ve biz durumdan vazife çıkararak, hangi alanda, sahada, sektörde bulunuyorsak, işbirliği ateşini kendimiz yakacağız.

Çaresizlik yok, ümit her zaman var.

Dağlardaki çoban ateşleri gibi, kendi alanımızda işbirliği kıvılcımlarını yakarak, ektiğimiz tohumların topraktan çıkıp yeşermesi için sabır ve gayretle çalışacağız.

Biliyorsunuz, spor sadece spor değildir. Dünya milletlerinin güç gösterilerinin yapıldığı acımasız bir arenadır.

Ve ben size, neyi, nasıl yapmamız gerektiği adına spordan bir örnek vereceğim.

Son günlerde bunun ciddi bir yansımasını milli futbolcumuz Hamit Altıntop gösterdi ve dünyadaki yetişmiş bütün Türk futbol değerlerini aynı çatı altında toplayacak muhteşem bir harekete imza attı.

Türk futbolu adına doğru işler yaparken sıkıntılar yaşayan Hamit, bazı emsalleri gibi küsüp köşesine çekilmedi, durumdan vazife çıkardı ve dünyadaki Türk futbol aklını işbirliği için harekete geçirdi.

Onun durum değerlendirmesi, belirlediği hedefler ve organizasyon becerisi mükemmel.

BİRLİKTE HAREKET ETME REFLEKSİ

Hamit’in kendini ifade edişine ve harika projesine birlikte bakalım:

“Türk futbolunun uluslararası alanda güçlü bir dayanışmaya, sistemli bir iletişime ve birlikte hareket etme refleksine ihtiyacı var.

Bu düşünceden hareketle International Turkish Football Network doğdu.

Amacımız net: Yurt dışında futbolda çalışan Türk profesyonellerini bir araya getirmek. Bilgi ve tecrübe paylaşımını artırmak.

Futbol bazen sadece 90 dakikalık bir oyun değildir. Bazen bir ülkenin birikimini, futbol kültürünü ve dünyayla kurduğu ilişkiyi de yansıtır.

Bugün dünyanın farklı ülkelerinde, farklı liglerinde ve farklı görevlerde çalışan çok sayıda Türk futbol insanı var.

Teknik ekiplerde, kulüp yönetimlerinde, scouting departmanlarında, akademilerde, federasyonlarda.

Üstelik bu tablo yalnızca erkek futboluyla sınırlı değil; kadın futbolunda kurumsal yapılarda görev alan birçok Türk profesyoneli de bu yapının bir parçası.”

(Yazının Hamit Altıntop’un anlattığı bölümünün tamamı aynı şekilde devam eder…)

EN KIYMETLİ ŞEY: BİRLİKTE BÜYÜMEK

Ayrıca sahadan gelip bugün teknik adam olarak yoluna devam eden, futbolu hem oynayarak hem yöneterek öğrenmiş isimler de bu ağın içinde yer alıyor.

Nuri Şahin, Ömer Erdoğan, Uğur İnceman, Erol Bulut, Hakan Balta gibi birçok futbol insanı bu dayanışmanın parçası.

Bu ağın bir parçası olan futbol insanlarıyla düzenli olarak çevrim içi toplantılar yapılıyor. Farklı ülkelerde edinilen deneyimler paylaşılıyor, futbolun bugünü ve yarınına dair konular ele alınıyor.

Aklına, yüreğine, bileğine sağlık Hamit Altıntop!

Türk futbolu içeride binbir türlü rezaletle boğulurken, Hamit ceketini alıp gitmedi, taşın altına elini ve gövdesini koydu.

Demek ki oluyormuş ve istenince mutlaka bir yol bulunuyormuş.

Bütün alanlarda, sektörlerde örnek alınması dileğiyle…

Bizim her sahada ciddi birikimlerimiz ve güçlü bir potansiyelimiz var.

Gerçek savaş, bunu harekete geçirme becerisini göstermek!

Dünyadaki bütün savaşları kazanmanın uzun soluklu yolu budur.

Gerisi kahvehane muhabbetini geçmiyor maalesef.

“Birlik ve beraberlik içinde hareket edenler, çok şeydir ve çok büyük değer taşırlar.

Hedefe varmaları kolaydır.

Dağınık ve agresif davrananlar, yığınlaşmış olanlar ise, anlamsızdır.

Onlar için bir hedef yoktur zaten.”

Dündar Taşer

Sevgilerimle

Ahmet Tüzün

  • Haber Merkezi

    Mustafakemalpaşa ve Karacabey’in kalbine bir köprü kuruyoruz!

    İlgili Gönderiler

    ‘AKAR’ KİTABIN ORTASINDAN KONUŞTU: MUSTAFAKEMALPAŞA ÇÖKÜŞTE: 25 YILIN ÖZETİ HEMDE DEVLET DİLİYLE.

    Anahtar Parti Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Mehmet Akar, yayımladığı basın açıklamasında ilçenin son 25 yılda geriye gittiğini belirterek, 2025 Çalıştay Raporu’na dikkat çekti. Anahtar Parti Mustafakemalpaşa…

    CHP KARACABEY İLÇE BAŞKANI UTKU’DAN SERT AÇIKLAMA: “BU BİR MİLLİ İRADE GASPIDIR”

    Karacabey’de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanı Mustafa Utku, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in görevden alınmasına ilişkin dikkat çeken bir basın açıklaması yaptı. Utku,…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir