
Şu küresel dünyada, bizi milletçe Ortadoğu bataklığında dar geçitlere sokuyorlar, sıkıştırıyorlar. İp üstünde yürütüyor, ipimizi çekmek istiyorlar.
Bazı geçitlere ise hiç yaklaştırmıyorlar:
Mesela, Zengezur gibi.
Zengezur, bugün Ermenistan’ın işgali altında bulunan, sekiz bin kilometrekarelik bir alan. Kadim devirlerden 19. yüzyıla kadar Selçuklular, Safeviler, Timurlular ve Osmanlılar gibi birçok Türk devleti bu topraklar üzerinde hüküm sürmüştür. Stratejik öneme sahip Zengezur topraklarında Rusların gelişi ile, yerli nüfusu oluşturan Türk-Müslüman ahali kıyıma uğramıştır. 1918-20 yılları arasında Ruslar’ın desteğiyle yoğunlaşan katliamlar, Zengezur’un büyük bir kısmının Ermenistan’a bırakılması ile sonuçlanmıştır. Böylece Azerbaycan ile Türkiye’nin bağlantısı da kesilmiştir. Ermenileştirilen Zengezur koridoru, Türk dünyasının boynuna bir ilmik gibi geçirilmiştir.
2 Eylül 2020’de başlayan Azerbaycan-Ermenistan savaşının 10 Kasım’da Azerbaycan’ın kesin zaferi ile sonuçlanması ve 30 yıl süren Ermeni işgalinin son bulması, sadece Azerbaycan için değil, Güney Kafkasya bölgesi, Rusya, Türkiye, Irak, Suriye ve İsrail’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada yeni fırsatlar ve iş birliği imkânları doğurmuştur.
Her ne kadar Ermenistan, savaştan kesin yenilgiyle çıktığını kabul eden ateşkes anlaşmasını imzalasa da, arkasına yaslandığı güçlerin desteğine güvenerek, halen anlaşmanın hükümlerinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemektedir. Zengezur koridorunun hayata geçirilmesi, Azerbaycan-Nahçıvan ulaşım hatlarının açılmasına ve garanti altına alınmasına sebep olacağı kadar, bölgesel ve küresel ölçekte ulaşım ağının gelişmesi için büyük imkânlar sağlayacaktır.
Zengezur geçidinin devreye girmesi; Asya-Rusya, Ortadoğu ve birçok ülkenin ticaret ilişkilerinin gelişmesine ve geniş bir coğrafyada ulaşım ağlarının entegresine yol açacaktır. Azerbaycan ile Türkiye de bütün bu gelişmelerin merkezinde olacaktır. Görülüyor ki, Zengezur geçidi, Türk milletinin şahdamarıdır.
Türk Dünyasının 300 milyonluk Büyük Ailesi, birbiriyle bayram kucaklaşması yapacak ama bırakmıyor ve bundan korkuyorlar.
Karşı yakanın mazlumları, mağdurları, mahzunları gibi boynu bükük, birbirimize bakıp duruyor, el sallıyoruz.
Türk milletinin iki yakasını bir araya getirmiyorlar.
Biliyorlar ki, Zengezur geçidi bir açılırsa ve aşılırsa; bütün nehirler, ırmaklar, akarsular büyük bir hızla bir araya toplanır, aynı denize akar ve dev bir okyanus olur.
Bir sel patlar ve kimse önünde duramaz.
Karabağ zaferinin baş döndürücü sevinci içinde birçok kişi, Zengezur geçidinin de hemen açılıvereceğini söylüyor ve buna inanıyordu.
O zaman onlara dedik ki; Zengezur geçidi en az Karabağ zaferi kadar önemlidir ve onu açmamak için her şeyi yaparlar!
Ve nitekim, dediğimiz gibi de oldu. Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ açılacağına dair en ufak bir işaret yok.
Ülkeler hislerle yönetilmiyor ve ülküler duygularla ilerlemiyor.
Türk devletlerinin bağımsızlığa kavuşmalarının üzerinden 30 yılı aşkın bir zaman dilimi geçti. Ama hâlâ romantizmden kurtulamadık.
Bu alanda realist bir aşamaya geçemediğimiz için, gerçeklerden uzak ve temelsiz beklentiler arasında, günlük meşgalelerle vakit kaybetmeye devam ediyoruz.
Karşımızdakiler, bizi bir araya getirmemek ve uzak tutmak için her şeyi yapıyor.
Peki biz, iş birliği için ne yapıyoruz?
Yaklaşık 35 yıldır mesela dil birliği ve ortak alfabe konusunda bile bir milim ileri gidilmedi.
Siz söylenenlere, konuşulanlara, vaatlere bakmayın lütfen, her şey yerinde sayıyor.
İnsanlar tanışmadan, anlaşmadan ve kaynaşmadan gönül birliği ve iş birliği yapamaz.
Biz 300 milyonluk Türk Dünyasında birbirimizi ne kadar tanıyor, birbirimizle ne derece anlaşabiliyoruz ki, gerçek anlamda bir iş birliği yapabilelim?
İş birliği yapmadan da, kalıcı Türk birliğinde hiçbir mesafe alamayız.
Zengezur geçidinde yol alabilmemiz, “Büyük Aile”nin birlikte hareket etme iradesini göstermesine bağlıdır.
Zira, birlikten kuvvet doğar.
Şu küresel dünyada, ne kadar kuvvetliyseniz, o kadar haklısınız.
Aksi taktirde hiçbir şansınız yok.
…
Bizi hem içimizden hem dışımızdan, yalçın kayalıklarda, dipsiz uçurumlarda, ıssız vadilerde zora sokuyorlar.
Pusularda, tuzaklarda kurşunluyor, mağaralarda zehirliyorlar.
Bataklığa çekip çaresiz bırakmak için her yolu deniyorlar.
Beşinci Kol, ülkede kol geziyor.
Oysa, bize göre;
Yalçın kayalar aşılmak içindir.
Geçitler geçilmek içindir.
Asla romantizm rehavetine kapılmadan ve realitenin bütün zorluklarına, iç ve dış düşmanların yıkıcı ve yakıcı varlığına rağmen söylüyorum ki;
Bir gün Zengezur geçidini mutlaka açacak ve oradan Kürşad marşlarıyla Tanrı Dağlarına doğru yürüyeceğiz.
Bunun nasıl olacağı, bundan sonraki yazılarımızda yer alacak.
Atatürk’ün dediği gibi:
“Türk Birliğine inanıyor ve onu görüyorum!”
⸻
Not:
Biz tam yazımızı bağladığımızda, Hürriyet’te çıkan bir haber; Zengezur hassasiyetimizin ne kadar yerinde olduğunu ve başta ABD olmak üzere güçlü dünya ülkelerinin Zengezur üzerinde asırlık emelleri bulunduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Konunun önemi dolayısıyla, haber metnini buraya alıyorum:
ABD, Zengezur’a Niye Talip Oldu? (Hürriyet – 16 Temmuz 2025)
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Azerbaycan’ı Ermenistan üzerinden Türkiye sınırındaki Nahçıvan Özerk Bölgesi’ne bağlayacak Zengezur koridorunu 100 yıl boyunca kiralayıp işletmeye talip olduklarını açıklaması yeni bir tartışma başlattı.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın Azerbaycan’ı Ermenistan üzerinden Nahçıvan’a bağlaması öngörülen Zengezur koridorunun işletmesine talip olması Zengezur tartışmalarını gündemin üst maddeleri arasına taşıdı.
Barrack ne dedi?
Barrack geçen cuma New York’ta basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “ABD, Güney Kafkaslar bölgesinde Azerbaycan ile Ermenistan’ın bir an önce aralarında anlaşabilmesi için Zengezur koridoru problemine çözüm bulabilir. Ermenistan topraklarından geçen ulaşım hattının yaklaşık 32 kilometrelik bölümü Amerikan şirketleri tarafından 100 yıllığına Ermenistan’dan kiralanarak işletilebilir” dedi.
Ermenistan tepkili
Ermenistan hükümeti sözcüsü Nazeli Bagdasaryan, “Ermenistan, egemen topraklarının hiçbir parçasını üçüncü ülkelere devretme görüşmesi yapmamış ve yapmayacak. Zengezur’un denetiminin başka bir devlete veya şirketlere devredilmesi söz konusu olamaz” açıklamasını yaptı.
Paşinyan tepki çekti
Barrack’ın sözleri Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme arayan Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı boy hedefi yaptı. Muhalif isimler, “Paşinyan vatanımızı parça parça satmak istiyor” diyerek tepki gösterdi.
Türkiye, Ermenistan üzerinden geçmesi beklenen karayolu ve demiryolunda oluşması öngörülen ulaşım hattının bir an önce çalışmaya başlamasını istiyor. Böylece Çin’den Avrupa’ya kadar Orta Koridor diye adlandırılan ulaşım hattı devreye girmiş olacak. Türkiye tüm ilgili tarafların rızası ve çıkarlarına hizmet edecek biçimde koridorun hayata geçirilmesini hedefliyor.
Erivan ne istiyor?
Ermenistan ile Azerbaycan arasında imzaya hazırlanmakta olan “Büyük Barış Anlaşması” metninin yüzde 90 oranında hazırlandığı biliniyor. Aliyev ile Paşinyan arasında tarihi imzanın atılması için Zengezur meselesi dahil üç madde çözüm bekliyor:
1. Zengezur
2. Tazminat davaları
3. Üçüncü ülkelere toprak devri yapılmaması
Zengezur’un işletime açılabilmesi için Erivan, sınırdan sınıra kendi iç yasa ve yönetmeliklerinin uygulanmasını talep ediyor.
Koridoru aslında Rusya denetleyecekti
10 Kasım 2020 Moskova Anlaşması’na göre, Zengezur’un Ermenistan tarafında kalan bölümünün Rus sınır muhafızları tarafından denetlenmesi öngörülüyordu.
Ancak Rusya’nın Ukrayna müdahalesi sonrası Kafkaslar’dan çekilmesi, bu süreci fiilen askıya aldı.
Günümüzde ne Ermenistan ne de Azerbaycan, Rusya’nın bölgede söz sahibi olmasını istiyor.
Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Rusya’yı tamamen saf dışı bırakmak için demiryollarını devletleştirerek RJD şirketini aradan çıkarmayı hedefliyor.
⸻
🗞️ Köprü Medya | Ahmet Tüzün’ün kaleminden














