
Mevsimlerin Gerçek Halleri ve Sonbaharın Zarafeti
Mevsimlerin gerçek halleriyle yaşanması insan için harika bir lüks. Biz İskenderun’da büyüdük; orada bahar yoktu. İlkbahar ve kış vardı; ama kış bile buraların baharı gibiydi. Eldiven, kalın mont, atkı takmış insanları görmek bize çok şaşırtıcı gelirdi. Kar ve kara dair bütün kıyafetler bizim için inanılmaz güzeldi. Tabi ki o soğukların duygusunu bilmediğimiz için bize şahane görünüyordu.
Ta ki üniversiteyi çok soğuk bir şehirde kazanana kadar… Gittiğimde kadife ceketimle, ince yağmurluklarla dolu valizimden ötürü herkesin şaşkın bakışlarına maruz kalmıştım. Açıkçası biraz da mahcup olduğum bir dönemdi. Nereden nereye… İşte orada tanıştım gerçek kışlık ürünlerle.
Şimdi ise geçişli mevsimlerden biri olan sonbahara yavaş yavaş adım atıyoruz. Bu geçişler, insana harika bir parçalar zincirini yöneltiyor.
Sonbahar denince akla hemen yumuşak dokulu hırkalar, kapüşonlu üstler, sweatshirt’ler, kot ceketler, kısa crop ceketler, bomber ceketler ve trençkotlar geliyor. Bu parçaları almadan dışarı çıkamayacakmış gibi hissediyor insan.
Kotların üzerine tişörtleri, tişörtlerin üzerine sweatshirt’leri giydiğimiz; deri montlarımızı yanımızdan ayırmadığımız; arabamızın bir köşesine usulca bıraktığımız minik hırkalarımızla sonbahar bize kendini şahane hissettiriyor ve adeta “Ben geliyorum” diyor. Bizleri, az sonra gelecek o soğuk kışa hazırlıyor.
Peki bu sonbaharda koleksiyonlarda hangi kumaşlar öne çıkıyor?
• Kumaşlar: Tweed, yün ve kaşmir dokular klasik sonbahar tercihleri arasında. Gündüzden geceye geçiş kombinlerinde ise saten ve ipek hakim.
• Silüetler: Oversize vatkalı ceketler, bomber montlar, suni kürkler, katmanlı giyim stili, gömlek üstü ince kazak ve ceket kombinleri dikkat çekiyor. Maxi ve midi boy etekler ön planda. Ayrıca bermudalar moda haftasında çokça vurgulandı.
• Desenler: Ekose ve kareli kumaşlar, leopar ve zebra gibi iç içe geçmiş çarpıcı desenler öne çıkıyor.
• Renkler: Kahve tonları, yeşiller, mor, kırmızı, pas rengi ve kiremit tonları bu sonbaharın ruhunu yansıtıyor.
Ayrıca “sessiz lüks” dediğimiz, gösterişten ve logolardan uzak; işçilik, detay ve kaliteli kumaşların ön planda olduğu parçalar yine bu sezonun en dikkat çeken akımı.
Özetle; aslında mesele moda ya da akım değil. Ne giyersek giyelim, özgüven ve özsaygımızı yansıttığımız sürece zarif görünmek mümkün. Özgün parçaları özgün bir şekilde taşımak, modanın asıl ruhu…
Ve ben de sizleri seviyorum. Okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Yine görüşmek üzere; sevgiyle ve sağlıkla kalın.
Bihter Alkan














