
Her kadın güzel midir, yoksa her kadın kendine münhasır olduğu için mi güzeldir?
Aslında iki sorunun da cevabı aynı yere çıkıyor: Evet. Çünkü her kadın özeldir ve bu özel oluş, onu bütünüyle güzel kılar.
Bugün size biraz “özgünlükten” bahsetmek istiyorum. Özellikle de modada özgün olmaktan…
Kendini bulmakla bir başkasını taklit etmek arasında ince ama çok belirgin bir çizgi vardır. Özgünlük; kendini, tarzını, duruşunu ortaya koymaktır. Taklitçilik ise bir başkasının kimliğini yaşatmaya çalışmaktır. Başkasının aynası olmak, kendi ışığını söndürmekten başka bir işe yaramaz.
Benim inancıma göre, özgün kadın güzeldir.
Kendi varlığının bilincinde olan, zevklerini, tarzını ve duruşunu sahiplenen kadınlar hem özgündür hem de doğal olarak güzeldir.
Bu hafta sizlerle en sevdiğim stil olan Street Style yani Sokak Stili üzerine konuşmak istiyorum.
Bana “Senin bir tarzın var mı, bir ekolün var mı?” diye sorsanız; tereddütsüz “Evet, benim ekolüm sokak stilidir.” derim.
Ama şunu net söylemeliyim: Streetwear, dolaptan rastgele bir kot, bir tişört ve bir sneaker seçip dışarı çıkmak değildir.
Tam aksine; birçok farklı tasarımın, detayın ve tarzın özenle harmanlanmasıdır.
Yani burada ciddi bir özen, zaman ve itina söz konusudur.
Dolayısıyla “Dolaptan bir şeyler alıp çıktım” bakış açısı, dünyaca ünlü tasarımcılara haksızlık olur. Çünkü street style; kişisel bir oluşumun, özgün bir karışımın sonucudur.
Farklı parçaları nasıl mixleyeceğimiz, nasıl dengeleyip bir araya getireceğimiz bu stilin temelidir.
Bir örnek verelim:
Düz bir beyaz tişört seçtiniz diyelim…
Altına detaylarıyla fark yaratan bir jean, kaliteli bir ayakkabı, doğru seçilmiş bir gözlük ve birkaç sade ama etkili aksesuar…
İşte bu seçimler sizi ya sıradanlıktan kurtarır, ya da tam tersi, kombinizi sıradanlaştırır.
Unutmayın, ayakkabı seçimi çok önemlidir.
Bir ayakkabı, en şık kombini bir anda sınıf atlatabilir ya da vasıfsız hale getirebilir.
İşte streetwear, kişinin kendi vücuduna, tarzına ve kimyasına uygun parçaları düşünüp harmanlamasıyla ortaya çıkar.
Bu tarz, 1990’ların başında zirveye ulaşmış ve o yıllarda hayatımıza girmiştir.
Daha çok büyük şehirlerde, kendi tarzını oluşturmuş ve kendini ifade etmeyi bilen kadınlar arasında yayılmıştır.
Her biri kendi bakış açısını, enerjisini ve ruhunu yansıtan kombinlerle modada bireyselleşmeninöncüsü olmuştur.
Ancak hâlâ bazı çevrelerde “Aman ne derler?” anlayışı ya da markaların logosuyla statü belirleme çabası sürüyor.
Oysa bu düşünce tarzı, street style’ın ruhuna tamamen zıttır.
Çünkü özgünlük; kalıplara değil, kişiliğe dayanır.
Sonuç olarak, nasıl mutlu hissediyorsanız öyle yaşayın, öyle giyinin.
Ama unutmayın, özgün olmak; sadece bir moda tercihi değil, aynı zamanda en güçlü, en trend, en kimlikli duruşun ifadesidir.
Kendinize iyi bakın, tarzınızla ışıldayın.
Sevgiyle kalın. 🌸
Bihter ALKAN
🌐 bbihterbutik.com














